ELLERİ CENNET KOKAN YARİM

  • 14/9/2006 - YENİ BİR SAYFADA SANA BAKMAK
  •                                                                                                                                                  

                                                  

    Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

    her şey yapılabilir
    bir beyaz kağıtla
    uçak örneğin uçurtma mesela
    altına konulabilir
    bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
    sallanan bir masanın
    veya şiir yazılabilir
    süresi ötekilerden kısa
    bir ömür üzerine.

    bir beyaz kağıda
    her şey yazılabilir
    senin dışında
    güzelliğine benzetme bulmak zor
    sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
    her şeyden
    bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
    belki tabiattadır çaresi
    senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
    ve benim
    bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
    anlarım bitkiden filan
    ama anlatamam
    toprağın güneşle konuşmasını
    sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

    sen bana ışık ver yeter
    bende filiz çok
    köklerim içimde gizlidir
    gelen giden açan soran bere budak yok
    bir şiir istersin
    “içinde benzetmeler olan”
    kusura bakma sevgilim
    heybemde sana benzeyecek kadar
    güzel bir şey yok

    uzun bir yoldan gelen
    tedariksiz katıksız bir yolcuyum
    yaralı yarasız sevdalardan geçtim
    koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
    her şeyi anlattım
    olan olmayan acıtan sancıtan
    bilsem ki sana varmak içindi
    bütün mola sancıları
    bütün stabilize arkadaşlıklar
    daha hızlı koşardım
    severadım gelirdim
    gözlerinin mercan maviliğine

    sana bakmak
    suya bakmaktır
    sana bakmak
    bir mucizeyi anlamaktır

    sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
    aşk sorgusunda şahanem
    yalnız kelepçeler sanıktır
    ne yazsam olmuyor
    çünkü bilenler hatırlar
    hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
    bahçıvanlar değil tüccarlardır
    sen öyle göz
    sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
    sen teninde cennet kayganlığı iken
    sana şiir yazmak ahmaklıktır

    bir tek söz kalır
    dişlerimin arasından
    ben sana gülüm derim
    gülün ömrü uzamaya başlar

    verdiğim bütün sözler
    sende kalsın isterim
    ben sana gülüm derim
    gül sana benzediği için ölümsüz
    yazdığım bütün şiirler
    sana başlayan bir kitap için önsöz

    sana bakmak
    bir beyaz kağıda bakmaktır
    her şey olmaya hazır
    sana bakmak
    suya bakmaktır
    gördüğün suretten utanmak
    sana bakmak
    bütün rastlantıları reddedip
    bir mucizeyi anlamaktır
    sana bakmak
    ALLAH’a inanmaktır
    (yilmaz erdogan)

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14/9/2006 - GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
  • Gel Gör Beni Aşk Neyledi

    Ben yürürem yane yane
    Aşk boyadı beni beni kane
    Ne akılem ne divane
    Gel gör beni aşk neyledi
    Derde giriftar eyledi

    Gah eserim yeller gibi
    Gah tozarım yollar gibi
    Gah coşarım seller gibi
    Gel gör beni aşk neyledi
    Derde giriftar eyledi

    Ben Yunus-i bi-çareyim
    Dost elinden avareyim
    Baştan aşağa yareyim
    Gel gör beni aşk neyledi
    Derde giriftar eyledi

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14/9/2006 - NAN GİBİ
  • NAN GİBİ:

    Ve gözlerin gelir geçer içimden,

    Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına,

    Ekmeği bölerken,

    Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

    Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

    An gibi aklımdasın...



    Gelir geçer gemiler,

    Belki sende geçersin diye,

    Bir kumru konar her sabah pencereye,

    Bir miladı taşır gece bir yıldız,

    Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı,

    Hani sarılırsın kendine,

    Hani aklın karışır,

    Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır,

    Ömrüm bitse ne çıkar,

    Can gibi aklımdasın...



    Gündür bu geçer gider,

    Belki bir şey kalmaz sanırsın,

    Yani bir sabah uyandığında,

    Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,

    Her şey başka olacaktır,

    Başka bir otobüs, başka bir gazete,

    Resimlerden silinecek yüzün belki de,

    Ne adın, ne sanın,

    Bir şafak vakti açınca gözlerini,

    Bir merhabayla,

    Yeniden kurulacak dünya,

    Ve sen her şafak,

    Nan gibi aklımdasın...



    Bazen bir şey geçer içinden insanın,

    En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey,

    Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,

    Fasulyenin tadı yoksa,

    Şarkılar yakmıyorsa içini,

    Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa,

    Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,

    Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa,

    Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına,

    Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da!

    Kan gibi aklımdasın...



    Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya,

    Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın,

    Biraz da helvası bizim bakkalın,

    Senden ayırdığım üç beş zeytin,

    Otururum sofraya,

    Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın,

    Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,

    Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı,

    Öyle unuturum,

    Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın...



    Ve gözlerin gelir geçer içimden,

    Su içerken,

    Sen sokulurken akşam kızıllığına,

    Ekmeği bölerken,

    Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

    Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

    Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

    Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

    An gibi aklımdasın...

    An gibi aklımdasın...

    Aklımdasın....
    (ibrahim sadri)

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14/9/2006 - AKDIRMA REİS


  • ALDIRMA REİS:

    Sen içerdeyken ben

    Sinemalara gittim

    Bütün filmlerini seyrettim

    O sevdiğimiz artistin

    Sen içerdeyken ben

    Vita kutularında çiçek yetiştirdim

    Sokakta top oynadım çocuklarla

    Ayakkabılarımı eskittim

    Güneşe karşı durdum sabahları

    Geceleri bir başıma yıldızları bekledim

    Annenin gönlüne su serptim

    Aldırma dedim aldırma

    Bir şarkı söyle bir dilek tut herkes için

    Bir ada rüzgarı gibi

    Sürtünerek geç hayata

    Bir sarmaşık gibi tutun

    Ve değer ver hatıralara

    Aldırma dedim

    Sen annesin, aldırma



    Sen içerdeyken ben

    Kiramı ödedim pijamalarımı giydim

    Haber bültenlerini izledim

    Gazetelerden kupon kestim

    Sen içerdeyken ben

    Sigara içtim, öksürdüm

    Otobüse bindim

    Fotoğraflarımıza baktım

    Acıyan yanlarımı körelttim

    Deniz kıyısında yürüdüm

    Manavdan soğan aldım

    Yeni çıkan şarkıları dinledim

    Kafeste beslediğimiz kuşu saldım

    Islık çaldım

    Sen içerdeyken ben

    Hep uyandım, sayıkladım

    Kanadım boyuna

    Takvimler aldım

    Her gün bir yaprağını kopardım

    Deli ayrılığın



    Sen içerdeyken ben

    Gömleğimi ütüledim

    Sobada elimi yaktım

    Bir şiir yazdım

    Bir hercai menekşe aldım çiçekçiden

    Hani o alnına kader değmiş

    Hani o dudaklarına deniz tuzu dokunmuş

    Hani o erken vurulmuş

    Gençliğimiz gibi dağıldım

    Sen içerdeyken ben



    Bir adını söyleyemedim

    Şöyle bağıra bağıra

    Bir yüzünü göremedim

    Görüş günlerinde

    Bir de eline değemedim

    Bir de yüreğine

    Şöyle kucaklayamadım bir de

    Ölümüne



    Sen içerdeyken ben

    Kapı kapattım, pencere açtım

    Mutfakta oyalandım

    Kanepede yattım

    Hatta bir yolluk aldım odaya

    Çok ta kulak asmadım

    Çokta koymadı bu bana

    Alt tarafı içerdeydin

    Alt tarafı bir yanımı alıp götürmüştün

    Bir yanımı

    Yani adamlığımı

    Yani gözlerimin ferini

    Yani canımı

    Alt tarafı şarkılar ölecekti

    Alt tarafı kanayacaktı kalbim

    İşte sensiz

    İşte nefessiz

    İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı

    Her tarafım



    Yıldızlar yine oradaydı oysa

    Yazdıklarım

    Gözden kaçan o defter yapraklarında

    Boşver 128

    Hayat bir gemi

    Yürüt onu göreyim seni

    Boşver 128A

    Boşveriyor ya

    Aldırma reis

    Reis aldırmıyor ya



    Bir adını söyleyemedim

    Şöyle bağıra bağıra

    Bir yüzünü göremedim

    Görüş günlerinde

    Bir de eline değemedim

    Bir de yüreğine

    Şöyle kucaklayamadım bir de

    Ölümüne



    Sen içerdeyken ben

    Vitrinlerin önünden geçtim

    Minibüs duraklarında bekledim

    Simitçilerle yarenlik ettim

    Üstüme bir ceket aldım

    El tezgahlarında kitaplara baktım

    Sen içerdeyken ben

    Hiç oturup ağlamadım

    Hiç karartmadım umudu

    Hiç bulandırmadım onuru

    Öyle dimdik durdum ortada

    İşte burada ulan işte burada

    Böyle burada

    Hiç yıkılmadan

    Hiç utanmadan

    Ve hiç unutmadan



    Sen içerdeyken ben

    Gülen resmimi yaptırdım

    Sokaktaki ressama

    Her zaman yaptığım gibi

    Buzdolabını ayağımla kapadım

    Parkların banklarına adını kazıdım

    Adını kazıdım duvarlara

    Adını, adımın yanına yazdım

    Hiç unutmadım, utanmadım

    Korkmadım

    Parmaklarımı şıklattım Fidayda'da

    Hani vardı ya

    Fidayda'da hanım kızım Fidayda

    Gelip geçen her tren bağırtısında

    Kalkıp aynaya baktım sonra



    Sen içerdeyken ben

    Perdeleri hiç kapatmadım

    Hiç bakmadım arkama

    Başını ellerinin arasına alan

    Üç-beşinin arasında olmadım

    Öyle bıraktığın gibi

    Öyle yaşadığımız gibi yaşadım

    Sen içerdeyken ben



    Bir adını söyleyemedim

    Şöyle bağıra bağıra

    Bir yüzünü göremedim

    Görüş günlerinde

    Bir de eline değemedim

    Bir de yüreğine

    Şöyle kucaklayamadım bir de

    Ölümüne

    Sen içerdeyken ben…
    (ibrahim sadri)

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/9/2006 - BİR ADIN KALMALI...
  • BİR ADIN KALMALI
     
    Bir adın kalmalı geriye
    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    Aynaların ardında sır
    Yalnızlığın peşinde kuvvet
    Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
    Birde o kahreden gurbet

    Sen say ki ben hiç ağlamadım
    Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    Geceleri koynuma almadım ihaneti
    Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
    Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
    İçimin nehirlerinden
     
    Evet yangın
    Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    Evet isyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    Bu sevda biraz nadan
    Biraz da hıçkırık tadı
    Pencere önü menekşelerinde her akşam

    Dağlar sonra oynadı yerinden
    Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
    Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
    Yani ben seni sevdiğim zaman
    Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    Yine de
    Bir adın kalmalı geriye
    Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    Aynaların ardında sır
    Yalnızlığın peşinde kuvvet
    Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    kaybetmek için erken
    sevmek için çok geç

                                            İBRAHİM SADRİ

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/9/2006 - ALİ MUNZUR..
  •  

    ALİ MUNZUR
     
    Açıldı ömrümün haritası
    Bir omzu düşük ağır delikanlı
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
     
    Benim ömrümde, bir kırlangıç ağıdı vardır bildiğim
    Benim ömrümde, tel örgüler kuşluk ayazında
    Kör karanlık yağlı kurşun
    Birde yanık türküsü anamın
    Her biri bir başka seherinde güz dönümümün
    Vurup gitmiştir sessizce oğulları
    Şu gurbet denen şu belalı buğ yılanı, şu bilinmez sefere
     
    Benim ömrümde, bir ırmak vardır
    Durup önünde taş yüzdürdüğümüz ak köpüklerinde
    Sesine sesimizi kattığımız
    Ve anamızın patiskadan biçtiği uzun donlarımızla
    Bir turna balığına gençliğimizi sattığımız
    Aylandığımız,
    adamdan sayılıp delikanlı halaylarına karıştığımız
    Yıldızların altında, dam bacalarında aşık attığımız
     
    Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
    yağmurların sevdalısı ve parlayan yusuftutan kuşları
    Benim ömrümde, mor menekşe
    Yediveren gülleri ve böğürtlen
    Birde sen!
    İçime işleyen ah sen!
    Ondokuz yaşımın
    Ve ırmağımın
    Ve toprağımın hakkına birde sen! ..
    Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
    Namerd olayım sevmedim hiç kimseyi böyle bu kadar! ..
    Ya da sevemedim
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
     
    Bu da bir gurbettir yıkar adamı içine
    Bu da bir rivayettir, on iki yıl bilmem kaç bin gece
    Bir türkü sesinde..
    Dumanlı dağları duman kaplamış
    Yine mi gurbetten kara haber var?
    Seher vakti bu yerlerde kimler ağlamış?
    Çimenler üstünde gözyaşları var..
    Benim ömrümde..
     
    Şimdi vur, vur içine onca talanı
    Onca sevdayı vur, vur Ali Munzur
    Bu sol yandaki hicran yarası öyle çok ki..
    Benim ömrümde çiçeğin bozamadığı
    Karanlığın düşemediği yüzüm
    Bana mahsus kor ayazda üşüdüğüm
    Hercanın yeşili, Cemilin üzüm gözlü güzeli
    Ve hüzün yaprağını dökende dut ağacın
    Kalbime bir gül dikeni, fikrime sevda batanda.
    Kemahın istasyonuna doğu expresi demir atanda
    Murat suyu Fırata karışır üç gün üç gece kan akanda
    Ben belki bin gece sayanda gurbet akşamlarında yıldızları
    Emanetime iyi bakasın köylü kızı
    O elinde tuttuğun kanayan şey Ali Munzurun kalbinin yarası
     
    Benim ömrümde, yarı çıplak popil delikanlısı ortalığın
    Yağmurların sevdalısı
    Ve parlayan yusuftutan kuşları
    Benim ömrümde, mor menekşe
    Yediveren gülleri ve böğürtlen
    Birde sen!
    İçime işleyen ah sen!
    Ondokuz yaşımın ve ırmağımın ve toprağımın hakkına
    Birde sen!
    Bulutlarıma kına yaktığım sebebin
    Namerd olayım sevmedim, hiç kimseyi böyle bu kadar
    Ya da sevemedim.
    Ey Ali Munzur, ey dağların kartalı
    Sağ yanım bıçak yarası sol yanım hicran
    Ve emanet kalmıştır bir köylü kızında kalbimin yarası
    Açıldı ömrümün haritası..

      İBRAHİM SADRİ

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/9/2006 - ADAM GİBİ...
  •  

     

    ADAM GİBİ
     
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
    Birde yıldızları sevdim
    Eylül akşamlarında gelip,
    Gözlerinde tutulan.
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
    Kurşunları sevdim beni vurduğunda
    Ağlamayı sevdim unuttuğunda
    Yalnız olduğumu anladığımda
    Ayakta kalmamı sevdim
    Yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda
    Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
    Su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini
    İkindide yağmur gibi
    Geceleyin ruzigar gibi sevdim seni sevdiğimi
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
    Menekşeyle konuşmanı
    Nisan'a hatırlatmanı
    Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
    Düştüğün zaman kanayan yaralarını
    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
    Sakız satan çocukları
    Yeni çıkan şarkıları
    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
    Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
    Alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde
    Buğusunda sabahın, acımasızlığında bir ahın
    Ağlayan yüzünde İsa'nın
    Ferahlatan gücüyle duanın
    Korkutan yanıyla nar'ın
    İncenin, zeytinin ve kalbin üstüne
    Gülün üstüne
    Tutunduğum umudun üstüne
    Korkunun üstüne
    Hep senin üstüne, hep senin üstüne
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Gittiğin zaman gitmeni sevdim
    Evreni sevdim geldiğin zaman
    Kalmanı sevmedim
    Korkuyordum sana alışmaktan
    Yine de sevdim gülümsemeyi
    Mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından
    Kırlara ilk kar düştüğü zaman
    Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
    Seni içimde öldürdüğüm zaman
    Ben seni hiç sevmedim ki
    Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
    Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
    Birde yıldızları sevdim
    Eylül akşamlarında gelip,
    Gözlerinde tutulan.
    Düştüğün zaman kanayan yaralarını
    Ve tuhaflığını üşüdüğün zaman
    Sakız satan çocukları
    Yeni çıkan şarkıları
    Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
    Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
    Ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte
    Ben sevdim mi adam gibi severim

     

    İbrahim SADRİ

    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    ,,,

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

  • Kategoriler

    Kategori yok

    Arkadaşlarım

  • suzidil
  • mavidiyar
  • reis
  • ilkayoguzhan
  • tugbatugba
  • elki
  • katre
  • derin
  • naribeyza
  • dilbeste
  • kartopum
  • AR
  • ifsa
  • maviyakamoz
  • yusufahmed

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa